3 Temmuz 2016 Pazar

Elindekini paylaştıkça sevinçlerin çoğalıp, acıların azalacağına inananlar ancak bu gamlı dünyanın kahrını çekilebilir kılar. Bencilliğin kör kuyusunda debelenen mutsuzlara inat, bir garibana can yoldaşı, biçareye umut olmanın huzuru okunur bu nurlu yüzlerde. Şükür ki hala iyilikleri mayalayıp, başkalarına her dem bayramı yaşatmaya talip olanlar var bu güzel topraklarda.

Oruç, sabır, şükür ve ihsan ile geçirilen Ramazan ayının nihayetinde umutları tazeleyen üç günlük bayrama kavuşulur. Memleketlere ve yöreye özgü adetlerle renklilik gösterse de en büyük ortak payda olan bayram namazı coşkuyla kılınır. Annesinin şefkatli telkinleriyle uyanıp hazırlanan erkek çocuklar, mahmur bir şekilde babalarıyla beraber caminin yolunu tutarlar. İlk bayramlaşma kılınan namazın bitiminde, cemaatin kendi arasında olur. Camiden dönen erkekler, evin gelinleri kızları tarafından kapıda karşılanıp özenle kurulmuş sofraya buyur edilir. Sevinçle oturulup şükürle kalkılan bu masada tüm akrabaya ve hatta nasibi olan herkese yer vardır. Yapılan yemek duasının ardından çocukların sabırsızlıkla beklediği o an gelir ve ailenin en büyüğü baş köşeye oturunca bayramlaşma başlar. Taze kahve kokusu her yeri sararken, büyüklerin hayır duasının yanı sıra şekerleri sol cebe, harçlıkları sağ cebe dolduran küçükler soluğu sokakta alır. İçinde bulunduğu anın keyfiyle etrafta koşuşturan minikler, bayramın en seyirlik manzarası oluverir.
     
Gelen giden eş dost, hediyeler, tatlılar, şerbetler, ikramlar derken bitiveren bu üç gün boyunca aslında muhabbet tazelenir, kırık dökük duygular varsa tamir edilir. Cömertçe paylaşılan ilgi ve alaka, gölgede unutulup da üşümüş ruhları çepeçevre sarıp bir nebze ısıtır. Yüreklerinden taşan sevda ile her gönüle bayram olabilmeyi en büyük zevk edinenler ise, El-Vedud 'un müjdesine mazhar olurlar.

Kırıkların tamir olduğu, üzüntülerin sevince döndüğü, maddi manevi bereket ile ikramlı, ihsanlı, hayırlı bayramlar inşAllah...


Selametle kalınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder