Sen benim ilk banyomu güle oynaya yaptırmışken, ben nice hatıralar barındıran gözyaşları ve dualarla son abdestini aldırdım incitmeden senin. Gül kokulu beyaz elbise giydirip, Cennette kavuşmak üzere vedalaşırken biliyordum ince çizgiyle ayrılmış iki alemde yanyana idik seninle. Ben henüz o eşiği geçenlerden değildim sadece. Meşakkat dünyasını arkada bırakarak şefkatli toprağın bağrında istirahate çekildin. Pamuk saçlı, tatlı dilli anacığım mekanın cennet olsun inşallah.
***********************
Ellerimden kum gibi aktı gitti ömrün.
Ben denizin derinliklerinde, sen yüzeyden süzülen bir ışık
huzmesi gibiydin; içinden geçtikçe aydınlanıyordum. Yavaşça soldun, azaldın,
senin aydınlığınla ben de yukarı çekilmek istedim. Olmadı. Bir okyanus dolusu
karanlıkla kaldım. Gündüzü de, yazı da götürdün giderken. Gözyaşım bile yok, ya
da gözyaşlarından bir okyanusta yüzüyorum şimdi.
Firaklı bir iç çekiş, titreyen bir nefesten ibaretim.
Ardından, sana doğru ince iplikler uzuyor göğsümden,
yetişmeye tutmaya çalışıyor seni yana düşen ellerimin çaresizliğine inat...
görünmez ince iplikler. Boğazımda kalan acı bir çığlık, sırasını bekleyen
hıçkırıklar, doğmayan güneş ve gelmeyen yaz çaresiz ellerime inat seni yazıyor
yere göğe... tutabilseydim ben seni tutardım. Alıp gitmek için vermedin bu
süruru bana, daha çok üşütmek için ısıtmadın beni. Kalabilseydin, yanımda
kalırdın.
Dönmeyecek olmanın amansızlığıyla midem ağzımda, hayata
karşı bir bulanıklık içindeyim. Günler geceler ısrarla geçip, dönmeyişin kalın
çivilerle ruhuma çakılırken duyduğum çekiç sesleri bunlar; senin atmayan
kalbine karşın benim kalbim sırtına dünyayı yüklenmişçesine ağır ve zorla atmak
mecburiyetinde: güm...yoksun, güm... gelmeyeceksin, güm... yoksun, güm... gelmeyeceksin,
güm...
Yürümeye devam ediyorum, düştüğüm yerden kalkıp. Öğrettiğin
şekilde; insanlara aldırmadan insanlar için çalışıp, hüznümü bir kuşun
kanadında göğe salıp yerçekimine inat dudaklarımı yukarı kıvırıyorum o
yükseldikçe. Her gün ve her gece, senin olmadığın bir dünyada yaşamaya devam
ediyorum.
Ellerimden kum gibi akıp gidiyor ömrüm.
*************************
Bu yaz, içimizden birinin kıymetli anneciği Ayşe Teyze'yi son yolculuğuna uğurladık. Söylenecek sözler gelip gidiyor içimizden. Sevgili okuyucu, bundan sonraki hatimlerinize, Yasinlerinize, dualarınıza Ayle Teyzemiz'i de dahil ederseniz müteşekkir oluruz...
*************************
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder