Ben büyük bir sanatçı değilim. Bir şeyleri değiştiremem ya da
çığır açamam, insanlara ilham olamam.
Büyük bir aktivist de değilim, toplumsal
olaylara yön veremem, kötülere gününü gösteremem, zayıfları kurtaramam.
Büyük
bir bilim adamı da değilim, insanlık tarihinde dönüm noktası olacak icatlar
yapamam, aletler geliştiremem, kansere çare bulamam.
Normal bir hayat yaşayan
normal bir insanım. Normal şekilde uyanıp normal bir kahvaltı eder, çocuklarımı
okula eşimi işe yollayıp sade kahvemi içer, normal ev işleriyle uğraşır,
normal haber sitelerini okur, normal alışverişlerimi yapar, normal ziyaretlerde
bulunur ya da misafir ağırlarım. Her gün, “bugün bir şeyleri değiştirmeliyim”
diye düşünür, ama her akşam günü sabah bulduğum gibi bırakırım. Kitap okur,
film izler, sanatsal faaliyetleri takip ederim, ama bunlar dünyayı değiştirmez.
“Yazmalıyım” diye düşünür, ama sonra Marquez’i okur ve asla ondan iyi bir cümle
yazamayacağımı bildiğimden klavyemi saygıyla kenara koyarım.
“Bir şeyi değiştirebilseydim, bu ne olurdu” diye her gün kendime
sorarım, cevabını hep bilirim: “insanları insan yapardım.” Her gün her yerde
karşılaştığım gelişimini tamamlayamamış insansıları geliştirip insan haline
getirebilmek isterdim. Bunu herkesi omuzundan tutup sarsarak ve suratına bağırarak
yapamıyorsunuz, doğru davranabilmek için içeriden dışarıya doğru bir salınım
olması gerekiyor, bunu sağlamak için de dışarıdan içeriye bu davranış
formatının beslenmesi gerekiyor önce. Demek ki eğitim lazımdır. Bu yüzden
çocuklarımın iyi ve doğru bir eğitim almasını sağlamaya çalışır, bencil değil
toplumcul davranışlar sergiledikleri zamanlarda tuttuğum nefeslerimi dışarı
salarım. Kendim sanki çok da iyi davranıyormuşum gibi oldu değil mi, esasen
öyle değil tabi ki. Sadece her an bilinçli davranmaya, fevri hareket etmemeye,
ölçüp tartmaya çalışırım. Şimdiye kadar boş geçmesine müsade ettiğim şahsıma
yönlendirilmiş hiçbir haksızlığın bana zarar olarak geri döndüğünü görmedim çok
şükür. Demek ki cevabı şaaak diye yapıştırmasak da oluyor, o halde gerginliğe
ne gerek var. İşte bunu sürekli hatırlamaya çalışırım, hatırlayamadığım
zamanlarda üzülürüm. İçli dışlı olmasam da insanlara sıcak davranmaya, güler
yüz göstermeye gayret ederim, bunun kimseye zararı olmaz.
İşte bunlar hep normal şeyler. Normal, basit, içgüdüsel,
insansal, standart özellikler. Bunlar hakkında düşünüyorum, çünkü normal bir
gün içinde bu standartları kaybedebileceğim onlarca şey oluyor, onlarca kez
standart altına düşüyorum, zira sadece trafikte bile az gelişmişlikten bunalıp
tersine bir ruhsal evrimle birbirini parçalayan aç etçillere dönüyoruz. İnsani
içgüdülerimizin tersine hareket ederek kendimizi ve başkalarını yaralıyoruz.
Sanıyorum bu yüzden, normal üstü biri olmak isterdim. İnsan
standardını korumak için. Güzel cümleler yazabilmek, güzel filmler çekebilmek,
güzel okullar açabilmek, güzel şarkılar söyleyebilmek isterdim.
Şimdi ise normal hayatıma devam etmem gerekiyor, daha akşam
yemeği hazırlığı yapılacak, günlük işler görülecek, herhalde bir dışarı da
çıkmak lazım. Önce kahve içsem daha iyi olacak...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder