Kimi telaşlı kimi sakin kimi yorgun adımlar vakti
saati yaklaştıkça saflara inci gibi dizer teravihi cemaatle kılmaya niyetli
sahiplerini. Bir adım bir adım daha, birkaç adım daha, azası olduğu bedene
uygun bir yer bulur ve durur. Kulaklar müezzinin içli sesini bekler, eller
telefonu sessize alır, gözler nihai dinlenme noktası olarak halının deseninde
karar kılmadan önce etrafı şöyle bir kolaçan eder. Teravih uzayıp gidecek de
hiç bitmeyecek gibi, safta kendine rahat bir pozisyon alan beden yükünü ikiye
katlanan bacaklara teslim edince, zihin cemaate gelirkenki yer bulma endişesini
unutur.
Namaz başlar, etraf sessizleşir, imamın usta
kıraatiyle nazlı nazlı salınan ayetler yeni bir atmosfer tabakası gibi
yeryüzünü kaplar, bedenleri ruhları sarıp sarmalar. Bir rekat, iki rekat, sekiz
mi oldu altı mı... derken bir bakarsın salavatlar yükseliyor, teravih bitivermiş.
Güzeldi, dinliyordum, ne çabuk bitti. Halbuki o kadar uğraştım safta yer
bulacağım konuşlanacağım diye. Müezzin bir de arkasından “elveda”lara
başlamasın mı... Ramazana mı elveda? Olamaz! Daha yeni başlamıştı... ne ara
geçti... bir yıl bekledim, daha idrak edemedim bile gelişini, daha hatim
bitirmem lazım daha gönlüm aydınlanmadı daha doğru düzgün kaza namazı bile
kılmadım! Ne ara geçti...
Bir ayet vardı imamın sonlara doğru okuduğu, “ikra’
kitabek” diyordu; “oku kitabını.” Yazma süresi dolmuş, günlerin sonu gelmiş,
sıra hesap tesliminde.
Şimdi şu anda, bitmemecesine sürüp giden yılların
boyunca yazdığın hikayen elinde, oku. Baş karakter, yardımcı karakterler, olay
örgüsü, mizansenler, diyaloglar, monologlar, heyecan, macera, entrika, ihtiras!
Müthiş bir anlatım, çok gerçekçi, yeni bir akım başlatabilir! Son birkaç milyon
yılın en iyi romanı!
Senin yazdığın otobiyografin, sansürsüz.
Kitabını oku. Kendine yabancılaş, bir kurgu okur
gibi, bir hayali karakterin başından geçenleri okur gibi, kitabını oku, bakalım
beğenecek misin. Bazı bölümlerde kızacak mısın, sevinecek misin, söylenecek
misin, bağıracak mısın, ağlayacak mısın...
Neticesinde kitabındaki baş karakterle ilgili bir
fikrin olacak, kitapta yazanlara göre sırada ne olması gerektiğini biliyor
olacaksın. Yani kendi hükmünü vermiş olacaksın. Mutlu bir son mu yoksa hazin
mi, biliyorsun. Yazarlar yazmaz, karakterler davranışlarıyla hikayenin sonunu
hazırlar. Bunu biliyorsun.
Senin baş karakter olduğun hikaye nasıl bitecek?
Bitiveren teravih, bitiveren Ramazan, bitiveren bir
yaz daha, bitiveren bir ömür boyunca sen hikayen için nasıl bir son
hazırlıyorsun?
---------------
“Kitabını oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi
nefsin yeter!” İsra-14