Her namaz taze bir soluktur, insanı yoran bu hız ve haz
dünyasında. Günde beş kez sunulmuş bir fırsattır bunca hayhuyun arasından sıyrılıp,
kendini bulabilsin ve hayatın anlamını yakalayabilsin diye. Vaktin zekatı,
nimetin şükrü, kalbin cilası olup hakikate açılan bir penceredir ki; karanlıkların
aydınlanabilmesi için erdemin ve tefekkürün ışıkları süzülür içeri.
İbadetlerin şahı olan namaz, ademoğlunda kir pas bırakmaz.
Abdestle yıkanmış azalar, pak bir libas, pırıl pırıl bir seccade ve huzura
durmaya hazır halis niyetle her daim tertemiz kılar insanı. Tadili erkana uygun
ve huşuyla eda edilen her namaz, boş arzulardan arındırıp manevi alemde
irtifa kazandırır. Günü boşa değil beşe ayırır, en verimli şekilde tanzim eder,
öncelikleri fayda esasına göre sıralar. İradeyi kuvvetlendirir, bedeni
disipline eder, zihni berraklaştırır. İki namaz arası işlediği küçük
günahları affolunan mümin, dosdoğru kılmak şartıyla kurtuluşa erer.
Sahabenin büyüklerinden Hz. Ömer'e ''Namaz kılan ihtiyarı
severim ama namaz kılan gence aşığım'' dedirtecek kadar sevimli. Makbuliyeti
ise iyiliğe sevkedip kötülükten men etmesine bağlı. Öyle kuvvetli bir
vecibe ki Müslüman ondan vazgeçemez, terkedemez, erteleyemez. En sıkıntılı
hallerde, darda, zorda, yolda, savaşta, hasta yatağında dahi Rabbiyle irtibatını
kesemez.
Büyüklerimiz ''namaz, insanı yolda komaz''
diye tarif ederler ki kabirde kandil, sıratta yoldaş, mahşerde
nur olur. Madem alnındaki secde izinden tanınacaksa mümin, nefes alıp verdikçe
evvel vaktinde farzlarını yerine getirmeli, nafilelerle kendi derecesini
yükseltmeye bakmalı. Önce namaz diyebilmeli ve namazı önceleyen evlatlar yetiştirebilmeli.
Bu gece inşAllah Berat Gecesi’ni idrak ederken
bu hususları aklımızda bulunduralım, namazımızı biraz daha yakından tanıyalım,
dostluk kuralım inşAllah.
Selametle kalınız.